Search

HAZİRAN’dan Heykeller Bildirgesi

HAZİRAN, İstanbul’da çeşitli noktalardaki heykellere, ‘Kahrolduk. Utandık Ama Umudu Kesmedik’ eylemleri gerçekleştirdi. Bu kapsamda, ülkeyi kuşatan karanlığı sembolize etmesi için heykellerin gözü kırmızı bezle kapatılarak, heykellere notlar bırakıldı.

1

2

HEYKELLER BİLDİRGESİ

Kimimizin kitapları uzun uykusuz gecelerinize eşlik etti, kimimizin besteleri. Sevdiğinize duygularınızı açıklarken içimizden birinin dizelerini tercih ettiniz belki, belki tek bir dizesi bizden birinin tek bir sözü işkencede, zindanlarda sıkı durmanızı kolaylaştıran direnç taşı oldu.

Önümüzden geçiyorsunuz her gün. Karda kışta, ilkyazda, güzün sisler altında mutsuzluğunuza tanığız. Her şeyi görüp bildiğimizin farkında olmasanız da biz sizin yüzünüzün neden gülmediğini, hangi yitiğin izini kaç yıllardır sürdüğünüzü, hangi evlat acısının yüreğinizi nasıl dağladığını biliyoruz.

Ülkemiz yangın yeri diye başlıyor bildirileriniz. Siz her şeyi bildiğimizin, satır satır okuduğumuzun farkında olmasanız da biz ülkenin yangın yeri olduğunu biliyoruz.

3

Bu ülke bizim de ülkemiz. Gördük, biliyoruz, tanığız. Taş üstünde taş bırakmadılar Kürt illerinde. Onbinlerce, yüzbinlerce insan doğup büyüdükleri yerleri terketmek zorunda kaldı. Çoluk çocuk demeden insanları diri diri yaktılar. Cehennem zebanileri, çiçeğe durmuş yüzlerce insanımızı aldı bombalarla aramızdan. Burada, Ege’de ve karşıda, Yunan adalarında üzgün, kaygılı annelerin ve daha süte doymamış bebelerin bedenleriyle doldu kıyılar. Bütün bu yaşananları görmeyelim diye gözlerimizin önümüze akmasını istediğimiz zamanlar oldu ama gördük. Kahrolduk. Utandık.

5

Bu ülke bizim de ülkemiz. Gördük, biliyoruz, tanığız. Laiklik, özgürlük düşmanı gerici bir güruh tarafından tüm toplum karanlık bir cenderenin içine sokuldu. Hurafelere dayalı bir eğitim anlayışıyla toplumun geleceği karartıldı. İktidar ortağı bir dinci vakfın mensupları tarafından çocuklarımıza tecavüz edildi. Koca koca adamlar çıkıp basının karşısına, “hepimiz ENSAR’ız” diyerek yapılan alçaklığı sahiplendi. Bütün bu yaşananları görmeyelim diye gözlerimizin önümüze akmasını istediğimiz zamanlar oldu ama gördük. Kahrolduk. Utandık.

Bu ülke bizim de ülkemiz. Gördük, biliyoruz, tanığız. Daha dün o görkemli Gezi günlerimizde bir çocuk, kara kaşlı kartal kanatlı bir çocuk, yeni demlenmiş çayın buğusunu sonsuza kadar yetim bırakarak ayrıldı aramızdan. Annesini meydanlarda yuhalattı muktedir. Ali İsmail’i döve döve öldürdüler. Ve Abdocan’ı, Ahmet’i, Ethem’i, Hasan Ferit’i, Mehmet’i, Medeni’yi. Tek tek toprağa düştü canlarımız. Bütün bu yaşananları görmeyelim diye gözlerimizin önümüze akmasını istediğimiz zamanlar oldu ama gördük. Kahrolduk. Utandık.

Bu ülke bizim de ülkemiz. Gördük, biliyoruz, tanığız. Çoruh’un derelerini bir bir boğazladılar. Deştiler toprağın karnını bir avuç altın ve bakır için Bergama’da ve Cerattepe’de. Yırca’da asırlık zeytinleri, dile kolay tam altı bin zeytin ağacını bir gecede söktüler. Kuzey ormanlarını İstanbul’un, göç yollarını kuşların ve su havzalarını bir Deli Dumrul köprüsü için yağmaladılar. Bütün bu yaşananları görmeyelim diye gözlerimizin önümüze akmasını istediğimiz zamanlar oldu ama gördük. Kahrolduk. Utandık.

7

Bu ülke bizim de ülkemiz. Gördük, biliyoruz, tanığız. Adı Özgecan’dı. Tecavüz ettikten sonra, canı henüz tenindeyken, korkunç acılar yaşatarak kestiler bileklerini. Merve’yi yakarak öldürdüler, Sema’yı parçalayarak. Ormanda, yol kenarında, tarlada, en emniyette olması gereken yerde, evde, anne babasının yanında kadınlar öldürüldü bu ülkede, hiç tanımadıkları kişiler tarafından bazen, bezense yakınları tarafından. Bütün bu yaşananları görmeyelim diye gözlerimizin önümüze akmasını istediğimiz zamanlar oldu ama gördük. Kahrolduk. Utandık.

Ülkenin değişik parklarına, meydanlarına ve sokaklarına dağılmış heykelleriz.

Örtün gözlerimizi. Bütün bunları artık görmek istemiyoruz!

Gözlerimizi yeniden; sokaklarında çocukların özgürce koşturduğu, derelerin engelsiz çağıldayarak aktığı, komşunun komşuya yan gözle bakmadığı, eşitliğin ve kardeşliğin ülkesine açmak istiyoruz.

“Boşuna çekilmedi bunca acılar” demişti, şair ve yazar Türkali; bir gün bitecek, biliyoruz.

Umudu kesmedik yurdumuzdan. Bekliyoruz!

BİRLEŞİK HAZİRAN HAREKETİ




Bir Cevap Yazın