Search

20 Kasım’da Karanlığı Aşmak İçin Omuz Omuza

Hızla tek adam diktatörlüğüne doğru sürüklenen Türkiye’de, temel haklar ve özgürlükler ortadan kaldırılırken olağanüstü hal rejimi ile her türlü hukusuzluk ve adaletsizlik meşrulaştırılıyor.
Haziran Hareketi, AKP ve Saray çevresinin saltanat özlemiyle laikliğe yönelik saldırılardan keyfi uygulamalara kadar birçok alanda ortaya çıkan hukuksuzluklara karşı bir kez daha sesini yükseltiyor. İstanbul Kartal’da 20 Kasım’da düzenlenecek mitingde saltanata, gericiliğe, tek adam yönetimine teslim olmayanlar bir araya gelecek. Haziran İstanbul Yürütmesi’nden v. Deniz Demirdöğen mitingi ve bundan sonra yapılacakları anlattı.

» Haziran Hareketi’nin 20 Kasım’da İstanbul’da düzenleyeceği miting, bugünkü siyasal ve toplumsal koşullar düşünüldüğünde ne anlama geliyor?
Türkiye şu an İslamcı faşist bir tek adam diktatörlüğünün saldırısı altında. Bir saldırıdan bahsediyoruz çünkü, şu an fiilen OHAL’le ve KHK’larla uygulanan otoriter rejim Anayasa referandumuyla kurumsallaştırılmaya çalışılıyor. AKP-Saray Rejimi Gezi Direnişi’nde yaşamış olduğu hegemonya ve güç yitimini hâlâ giderebilmiş değildir.

Haziran İsyanı, Türkiye’yi teslim almaya çalışan diktatöre karşı güçlü bir karşı çıkış olmuştur. İktidarın otoriterliği ve faşistliği tüm çıplaklığıyla görülmüştür. İktidar, o günden bugüne hâlâ bu yaşamış olduğunu bu hegemonya yitimini giderememiştir. Haziran seçimleri sonrasında hayata geçirilen savaş konsepti tek adam rejimine karşı direnen milyonların teslim alınmaya çalışılmasıdır. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra başlatılan OHAL rejimi de bu siyasetin kaldıracı olarak kullanılmaktadır.

Ancak, bugün Cumhuriyet gazetesine ve basına yönelik operasyonlar, milletvekillerine ve siyasetçilere yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve saldırılar bu rejime biat etmeyenleri sindirme, susturma operasyonuna dönüşmüştür. Tüm bu saldırılara rağmen hâlâ milyonlar ‘teslim olmayacağız’ demeye devam etmektedir. Bizler de, 20 Kasım Kartal Mitingi ile ‘Saltanata Geçit Yok, Teslim Olmayacağız’ çağrısı ile tüm halkımızı ve demokrat kamuoyunu bu sese güç vermeye çağırıyoruz.

» Pek çok farklı kesimde AKP iktidarına yönelik ciddi bir tepkinin biriktiğini görüyoruz. Haziran’ın içindeki genç potansiyel de bunun en dikkat çekici örneklerinden biri. Haziran Hareketi, gençlerle olan ilişkisini hangi temeller üzerinden kuruyor? Gençlere mücadeleye katılma noktasına nasıl bir çağrı yapıyor?
Haziran Hareketi’nin içerisinde geniş sol, sosyalist, cumhuriyetçi güçlerin yanında esas olarak, Gezi Direnişi’nde öne çıkan gezi zekalı gençleri ve kadınları bulunmaktadır. Haziran İsyanı, Türkiye’de dinamik bir kuşak ve toplumsallık ortaya çıkardı. Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte bu dinamik kesimin kendini ifade edeceği bir zeminin inşası önemlidir. Türkiye de bugün, devrimci bir siyaset, düzen dışı bir seçenek ancak Haziran milyonlarının toplumsallığı içerisinden yaratılabilecektir.

» Mevcut siyasal sistemin tıkanıklığı düşünüldüğünde laikliğe olan saldırılar ve ülkeyi bir diktatörlüğe götürecek başkanlık hedefi daha can alıcı sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Haziran bu kapsamda önüne nasıl bir yol haritası çıkarıyor?
Cumhurbaşkanı, toplumu bir çatışma zeminine sürükleyerek, Türkiye’de rejim değişikliği tartışmasını açıyor. Şu an içerisinden geçilen süreçte temel vurgu otoriterliğe ve diktatörlüğe giden bu sürece ‘hayır’ demek olmalıdır. Başkanlık tartışması tamamiyle Tayyip Erdoğan’ın ihtiyacıdır. Türkiye’nin başkanlık rejimine ihtiyacı yoktur. Türkiye’nin demokratikleşmeye, normalleşmeye ve sekülerleşmeye ihtiyacı vardır. Laiklik bu açıdan önemli bir mücadele mevzisidir. Ülkemizin bu karanlıktan çıkması için bu ülkenin emekçilerinin, ilericilerinin, devrimcilerinin, sosyalistlerinin ‘eşitlikçi, özgürlükçü, laik bir Türkiye’ için omuz omuza mücadele etmesi gerekiyor.




Bir Cevap Yazın