Search

HAZİRAN Emek Forumları Sonuç Bildirisi

Birleşik Haziran Hareketi’nin 2 Nisan 2016 tarihinde Ankara’da düzenlediği, Türkiye’nin farklı illerinden gelen işçi, kamu emekçisi, emekli, işsiz, güvencesiz 60 temsilcinin katıldığı “faşizme ve gericiliğe karşı mücadelede işçi sınıfı ve haziran’ın görevleri” konulu Emek Forumu tamamlandı. Öncesinde, Haziran Emek Çalışma Grubu’nun Şubat ayında çıkardığı “taslak metin” üzerinden 5-27 Mart tarihleri arasında on dört bölgede 43 ilden yaklaşık 700 emekçi/haziran meclisi üyesinin katıldığı bölge forumları yapılmıştı.
***
Emek Forumu; bölgemizde savaşın yaşandığı, ülkemizde Kürt Sorunu’nun eşit yurttaşlık, barış, kardeşlik temelinde bir arada yaşam iradesine dayalı çözümü yerine, şiddetle bastırılmaya çalışıldığı ve AKP iktidarının işçi, emekçi düşmanı politikalarının artarak sürdüğü bir dönemde gerçekleşmiştir.
Neo liberal politikaların sadık uygulayıcısı AKP iktidarı sürecinde, ülkemizde işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına saldırılar durmaksızın sürüyor. Kiralık işçilik yasası, kıdem tazminatı, iş-güvencesi, taşeron uygulaması içinde bulunduğumuz dönemin sıcak saldırı gündemleridir.
Özellikle son aylarda AKP-Saray rejiminin politikalarından kaynaklı Ankara’da, İstanbul’da patlatılan bombaların yol açtığı katliam ve terör ortamında yaşam kaygısı, can güvenliği sorunu da kentlerimizin temel bir sorununa dönüşmüştür.
Ekonomik, siyasi, ideolojik saldırılarla emekçileri bunaltan AKP rejimi, baskı ve korkuyla toplumu sindirmekte, emekçileri her yönden kuşatmaktadır. Baskı ve korkunun, hukuksuzluğun, yoksullaşmanın, güvensizliğin egemen olduğu bu atmosferde AKP rejimi, ‘Yeni Türkiye, İleri Demokrasi’ demagojisiyle fiilen uyguladığı ‘diktatörlüğe’ yasal bir çerçeve getirmek için yeni anayasa hesapları yapmaktadır.
Diğer yandan işçi ve emekçilerin tepkilerini, mücadele potansiyelini etkisizleştiren politikaları yaygın bir şekilde sürdürülmektedir. Etkisizleştirme politikalarında hükümet yanlısı örgütlenmelerin yaygınlaştırılması, yandaş sendikaların büyütülmesi de özel bir yere sahiptir.
AKP iktidarınca sürdürülen özelleştirme, piyasalaştırma, dinselleştirme saldırılarının yaşandığı bu süreçte işçi sınıfı ve emekçilerin sendikal/siyasal örgütlenmesi dağınık, yetersiz ve toplumsal açıdan etkisizdir. Üretim süreçlerindeki değişime uygun örgütsel dönüşümü sağlayamama, yeni mücadele biçimlerini hayata geçirememe ve siyasal, ideolojik krizin belirleyici etkisiyle sınıf mücadelesinde ciddi etkisizleşme yaşanmıştır. AKP’nin saldırılarına direnen sendikaların ve direnişlerin örnekleri eksik olmuyor. Bu örnekler dışında kalan sendikaların sınıf hareketinin ihtiyacını karşılamaktan uzak, neredeyse devlet/AKP icazetinde oldukları söylenebilir.
***
Bu tespitler ışığında Emek Forumu’nda aşağıdaki görevler belirlenmiştir:
• Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, kamucu, laik, bağımsız bir cumhuriyet ve ülke için; gericiliğe, faşizme, emperyalizme, özelleştirmeci, piyasacı yağma düzenine, doğanın tahribine, kentlerin yağmalanmasına, denizlerin, derelerin kirletilmesine, ticarileştirilmesine, cinsiyet ayrımına, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına, ve bunları temsil eden AKP rejimine karşı ideolojik-politik-ekonomik mücadele bütünlüğünde harekete geçmek kaçınılmazdır.
• Sendikalaşmanın, toplu sözleşme ve grev hakkının önündeki tüm anti-demokratik engellerin kaldırılması, çalışma hakkının eksiksiz hayata geçirilmesi, taşeron, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışmanın yasaklanması, emekliliğin temel bir hak olarak kabul edilmesi, çalışma sürelerinin azaltılması, iş cinayetlerinin önlenmesi, çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi ve insanca bir yaşam mücadelesini ertelenemez temel bir sorumluluk olarak görmekteyiz.
• Buradan hareketle, AKP-Saray rejiminin saldırılarına karşı yaşamın her alanında, ‘işsizlerin, emeklilerin örgütlenmesine de güç katarak’, işçi, emekçi havzalarında, işyerlerinde ve yerellerde yeni mücadele mevzileri kurmalıyız.
• İşyerlerinde farklı statülerde çalışan, güvenceli-güvencesiz, işçi-kamu emekçisi bir araya gelerek “işyeri meclislerini” oluşturmalıyız. İşyeri meclislerini oluşturarak, aşağıdan yukarıya emekçilerin birliğini, kendi sözünü ve eylemini örgütlemesini güçlendirmeliyiz. Şimdi bunun örneklerini yaratma sorumluluğu ile karşı karşıyayız.
• AKP iktidarının emeğe saldırısına karşı; farklı statülerde çalışan emekçilerin örgütlenmesi, işyeri meclislerinde, yerel platformlarda gücünü birleştirmesi, emek hareketinde yenilenme, yeniden yapılanma politikalarının emekçilerle tartışılarak emek hareketinin yeniden kurulmasının uygulamaya konması ve birleşik bir emek hareketinin sabırla büyütülmesi ertelenemez bir ihtiyaçtır.
• 1 Mayıs’a giderken işçi ve emekçilere dönük saldırıların büyüklüğü alanlara kitlesel çıkmanın gereğini ortaya koymaktadır. Her durumda, temel talepler üzerinden yürütülecek bir kampanya ile korkunun sessizliğine karşı umudun ve emeğin sesini yükseltmek için, halkın, emekçilerin güvenliğini ihmal etmeden 1 Mayıs’ın kitlesel, meşru kutlamaları temel bir görevdir.

Değişmez Görüneni Değiştireceğiz!
Yaşasın İşçi ve Emekçilerin Birliği, Dayanışması, Mücadelesi!




Bir Cevap Yazın