Search

HİLAFET RÜYASI GÖRENLERİN UYKUSUNU KAÇIRACAĞIZ!

Bundan tam 94 yıl önce, Türkiye topraklarında bir devrin sonu gelmişti. Takvim yaprakları 3 Mart 1924’ü gösterdiğinde “Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmani’nin Türkiye Cumhuriyeti Memalik-i Haricine Çıkarılmasına Dair Kanun” Meclis’te kabul edildi. Yüzyıllar boyunca monarşi ve hilafetle yönetilen topraklarda, yeni bir dönemin kapısı Meclis iradesiyle işte böyle aralanmış oldu.

Hilafetin kaldırılması laiklik yolunda atılmış çok önemli bir adımdı. Yurttaşlık ilkesine dayalı demokratik bir cumhuriyet rejimi, ancak ve ancak kula kulluğun ortadan kaldırıldığı laik bir düzende yaşayabilirdi.

Ne var ki Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana laikliğin kazanımları adım adım yok edildi. Bugüne değin, ister sivil ister asker olsun, iktidarların neredeyse tamamı dini bir yönetme aracı olarak kullandı ve laiklik ilkesini ayaklar altına aldı.

2002’de iktidara gelen AKP, Demokrat Parti ile 12 Eylül ideolojisinin gerici mirasını devralarak siyasal İslamcı politikalarıyla görevini tamamladı ve 15 yılın sonunda, laikliği temeli yok edilmiş bir anayasa maddesine indirgedi. Devleti tarikat ve cemaat ağlarıyla kuşatırken, sokakta da bu yapıların uzantılarını besleyerek, İslamcı ideoloji üzerinden meşruiyet ve rıza üretimini sistematikleştirdi.

Yarattığı gerici atmosferin sonucunda kadınlara yönelik saldırılar, çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları ve yaşam tarzına yapılan müdahaleler yaygınlaşırken, TV’lerde “Yoğun bakım odalarında kadınlar ve erkekler ayrılsın” şeklindeki sapık fikirler günlük yaşamın bir rutini haline geldi.

Hilafetin kaldırılışının 94’üncü yıldönümüne geldiğimiz Türkiye’de, artık sahip çıkılacak bir laiklik değil, halkın örgütlü mücadelesiyle kazanılacak bir laiklik var. Kurulmaya çalışılan korku imparatorluğuna karşın, Gezi’den Hayır’a uzanan ve laikliğe sahip çıkan halkın direniş çizgisi, Osmanlı’ya öykünen hilafet meraklılarının uykularını kaçırmaya devam ediyor.

Şimdi bu direniş damarını besleyecek bir birleşik mücadele hattını ülkemizin içine girdiği bu kritik süreçte inşa etmek en önemli görevimiz. Onurlu bir geleceğe; anti emperyalist, emekten yana ve laikliği kazanmayı hedefleyen bir mücadele programıyla ulaşabiliriz.
Bu ülkeyi din bezirganlarına, hilafet yanlılarına bırakmayacağız!

Dinin siyasete alet edilmesine ve toplumun yoksul kesimlerinin inanç istismarıyla susturulmasına göz yummayacağız!
Çocuklarımızı gerici karanlığa teslim etmeyeceğiz!

Kadınların sokaklarında özgürce yürüyemediği bir ülkeyi kabullenmeyeceğiz!

Eşit yurttaşlık temelinde yükselecek bir cumhuriyeti mümkün kılmak ve laikliği kazanmak için tüm gücümüzle mücadele etmeyi sürdüreceğiz!

BİRLEŞİK HAZİRAN HAREKETİ




Bir Cevap Yazın