Search

MARAŞ KATLİAMININ VE TÜM KATLİAMLARIN HESABINI HALK SORACAK

Unutmadık, aklımızda.

1978 yılının son günleriydi. Devrimci halk hareketi, memleketin her yerinde yükseliyor, devletin kolluk güçleriyle sivil faşist güçler yükselen dalganın önüne geçmek için her yerde saldırıyordu.

Sivil faşist katillerin karanlık devlet güçleriyle birlikte organize ettiği Maraş katliamı bir hafta sürmüş, her şey olup bittiğinde aralarında anne karnındaki bebelerin, çocukların, kadınların ve yaşlı insanların da olduğu 120 canımız hayatını kaybetmişti.

Süleyman Demirel, katliam sonrası temsil etttiği zihniyetin en riyakar açıklamalarından birini, “bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz” açıklamasını yaptı. Katliamı gerçekleştirenler o gün ve sonrasında devlet tarafından hep kollandı. Katliamın 1 numaralı sanığı Ökkeş Kenger, ismini Ökkeş Şendiller olarak değiştirip milletvekili olarak meclise girdi.

Maraş katliamı, faşist devlet güçlerinin 12 Eylül’le sonuçlanacak organize saldırısının en önemli duraklarından biriydi. Amacı devrimci harekete kitlesel destek sunan Alevi toplumunun pasifize edilerek sindirilmesiydi. Maraş’ı gecikmeli olarak da olsa Çorum izledi. 5 Temmuz 1980’de, Cihad çağrısını tamamlayan “kanımız aksa da zafer islamın” sloganları eşliğinde gerçekleştirilen saldırı sonrasında 57 Alevi yurttaşımız hayatını kaybetti.

12 Eylül’e tüm ilerici devrimci toplumsal dinamiklerin katliamlara maruz kaldığı kanlı bir sürecin sonunda gelindi. Bir devlet politikası olarak benimsenen Türk İslam sentezi, 1993’de Sivas Madımak’da “şeriat isteriz” haykırışlarıyla, 1990’lı yıllarda Kürt illerinde yargısız infazlarla ve son olarak da dünyanın gözü önünde Cizre, Sur ve Nusaybin’de büyük bir insanlık ayıbı olarak hayata geçirildi.

İster 1 Mayıs 77’de olduğu gibi doğrudan sınıf hareketini, ister 16 Mart 1978’de olduğu gibi öğrenci gençlik hareketini, ister Maraş, Çorum ve Sivas’ta olduğu gibi Alevi toplumunu, ister “Hayata Dönüş” adı altında devrimci tutsakları, isterse de Sur, Cizre ve Nusaybin’de olduğu gibi Kürt halkını hedef alsın katliamlar politikası bir devlet politikasıdır.

Ve hiç kuşkusuz, bir gün bu politikayı icra edenlerden hesabı halk, mutlaka ama mutlaka soracaktır.

Birleşik HAZİRAN Hareketi




Bir Cevap Yazın